|
KATALİTİK
KONVEKTÖR HAKKINDA......
Bir araçta egzoz sisteminin temel olarak üç ana görevi
vardır:
1) Yanma odasında oluşan sıcak atık gazın silindirden
atılmasını sağlamak
2) Egzoz gazından çıkan kirleticileri azaltmak,
3) Gürültüyü azaltmak
Bir egzoz sistemi kabaca katalitik dönüştürücü, susturucu,
parçaları birbirine bağlayan borular, sonda lambda adaptörü,
askı ayakları, esnek boru ve titreşim sönümleyici
lastiklerden oluşmaktadır.
1- KATALİTİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ
Katalitik dönüştürücünün temel amacı silindirde ki yanma
tepkimeleri sonucunda ortaya çıkan çevreye ve canlılara
zararlı gazları daha zararsız hale getirmek ve yanma
kaynaklı hava kirliliğini önlemektir.
Hava kirliliği, havanın doğal yapısında bulunan ana
maddelerin değişmesi ya da doğal yapısında bulunmayan
yabancı maddelerin havanın içine girmesi olarak tarif
edilebilir. Bu değişim canlıların yaşamını olumsuz yönde
etkiler. Hava kalitesinin ve bileşiminin bozulmasının bir
çok sebebi olmasına karşın en önemli sebebi yanma olayıdır.
Dünyada ki enerjinin yarısından fazlası fosil yakıt denen
kömür, petrol, doğalgaz.. vb’lerinin yakılması ile elde
edilmektedir.
Bu yakıtlar temel olarak hidrojen ( H ) ve karbondan ( C )
oluşmaktadır. Yanma, yakıtın havadaki oksijen ile
birleşmesidir. Motorda yanma sonucunda ortaya çıkan
kirleticiler aşağıdaki ana başlıklar altında sıralanabilir:
• Yanmamış hidrokarbonlar ( HC ) bir başka deyişle tam
yanmamış yakıt
• Karbon monoksit ( CO )
• Karbon dioksit ( CO 2)
• Azot oksit ( NOx)
• Kükürt dioksit ( SO2)
• Fosfor
• İs, parçacık
• Kurşun ve diğer metaller
Kirletici gazların insan sağlığına etkileri şöyle
sıralanabilir:
Karbon monoksit ( CO ): Renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz
olan CO zehirlenmelere ve ölümlere sebebiyet
verebilmektedir. Bu gazın kandaki oksijeni taşıma görevine
sahip olan hemoglobine bağlanma yeteneği oksijene göre 200
kat daha fazladır. Rolanti ve yavaş seyir halinde araçlarda
zengin karışımdan dolayı CO emisyonu artar. Yanmamış
hidrokarbonlar
( HC ): yakıtın, silindirde bir çok etkenden ötürü tam
yanmamasından kaynaklandığı gibi taşıtların yakıt deposundan
da atmosfere karışmaktadır. HC’lar genellikle kötü kokulu ve
tahriş edicidirler. Parafin ve olefin türü HC’lar solunum
yolu tahriş edici, aromatlar kanser yapıcı, aldehitler ise
keskin kokusundan dolayı göz ve burun için rahatsız edici
etkiye sahiptirler.
Gaz halindeki HC’lar güneş ışığı altında azot oksitlerle
birleşerek fotokimyasal sis-smog oluştururlar. Bazen yüksek
bir yerden şehrin üstüne baktığımızda sarımsı bir sis
tabakası görünür. Görünen sis tabakası aslında fotokimyasal
sistir.
Azot oksit (NO2): Motor içindeki yüksek sıcaklıktan ötürü
oluşurlar. CO gibi kandaki hemoglobin ile birleşmektedir.
Akciğer dokusunda hasara felce neden olabilir. Fotokimyasal
sis oluşumunu etkilemektedir. Atmosferde ki su ile
birleşerek asit yağmuru oluşumunu tetikler.
Kükürt dioksit ( SO2): Renksiz ancak rahatsız edici
kokuludur. Solunum yolları, akciğer ve karaciğer
hastalıklarına neden olmaktadır. Ayrıca atmosferdeki su
buharı ile birleşerek insan ve çevre için tehlikeli asit
bileşikleri oluşturur.
İs, parçacık : İs yanmamış karbon parçacılarıdır ve
özellikle dizel araçlarda oluşmaktadır. İs, zararlı
bileşenleri bünyesinde taşıyarak ve sonlum sisteminde
birikerek insan sağlığına zararlı olmaktadır.
Kurşun bileşikleri : Benzine, yakıtın oktan sayısını
artırmak amacı ile eklenen tetraetil gibi katkı maddeleri
atmosfere karışarak solunduğu zaman vücut ve beyin için
zehirleyici bir maddedir.
Fosil yakıt kullanan araçların egzoz gazındaki bu
kirleticilerin çevre ve insan üzerindeki etkilerini azaltmak
için araçların araç üreticileri tarafından yakıt sistemi ve
motorları üzerinde yapılan iyileştirilmelerle birlikte
araçlarda üç yollu katalitik konvertör ( dönüştürücü)
kullanılmaktadır. Üç yollu denmesinin sebebi, katalitik
dönüştürücünün hidrokarbon , azot oksit ve karbon monoksiti
daha az zararlı hale getirecek sisteme sahip olmasından
dolayıdır. Seramik ya da metalik bir kütlenin (monolit)
üzerine kirleticilerin daha az zararlı hale gelmesi için
yürümesi gereken tepkimelerde katalizör olarak kullanılacak
altından dahi daha pahalı rodyum ( RH), platinyum (PT)
ve/veya paladyum (PD) gibi soy metaller emdirilmiştir.
Katalizörün amacı tepkimeye girmeden tepkimenin oluşum
hızını artırmaktır. Rodyum azot bileşiklerini , platin ve
paladyum hidrokarbon ve karbonmonoksit tepkimelerinin
katalizörleridir.
Sık rastlanan katalitik dönüştürücü arızaları;
Sık rastlanan katalitik dönüştürücü arızalarından biri
kurşun zehirlenmesidir. Katalitik dönüştürücü kurşunlu
benzinden zehirlenir. Yani katalitik dönüştürücülü bir araca
kurşunlu benzin konduğu zaman dönüştürücünün yüzeyi kurşun
ile kaplanır ve zararlı gazların daha az zararsız gazlara
dönüşmesi için yürümesi gereken tepkimeler yürümez ve
dönüştürücüde görevini yapmaz.
Bir diğer arıza dönüştürücünün içindeki monolitinin
erimesidir (misfring). Bu erimenin sebebi katalitik
dönüştürücü içine yanmamış yakıt kaçması sonucunda yakıtın
dönüştürücü içinde egzoz gazının sıcaklığı ile tutuşması ve
bu yanma sonucunda açığa çıkan yüksek sıcaklıktır. Bu egzoz
sisteminin ya da katalitik dönüştürücünün hatası değildir.
Bir çok sebebi olabilmesine karşın sebeplerin tümü motor
kaynaklıdır. Ancak bu hatanın ya da arızanın etkisi
katalitik dönüştürücüde görülmesinden dolayı bir çok
tüketici bu hatanın dönüştürücü kaynaklı olduğunu
zannetmektedir. Sonda lambda sensörünün de arızalı olması
böyle bir erimeye-misfiring sebebiyet verebilir. Eğer
sensörün arızasından dolayı motor sürekli olarak zengin
karışımla çalışıyorsa egzoz gazında olması gerekenden fazla
CO olur. CO gazının katalitik dönüştürücüde CO2 gazına
dönüştürülmesi esnasında ısı açığa çıkar. Normalden daha
fazla CO demek normalden daha fazla ısı demektir ki bu da
monolitin erimesi demektir.
2- SUSTURUCU
susturucusu olmadan çalışan bir arabanın sesi dinlendiğinde
susturucunun ne denli büyük bir oranda sesi azalttığının
farkına çok daha rahat varılır.
Susturucu içindeki delikli borular, perdeler, rezonatör, ses
yutucu malzeme.. vb elemanlar vardır. Bu elemanlar motor
tarafından üretilen ses dalgalarının susturucu içinde
birbirini yok edecek şekilde tasarlanmış ve susturucu içine
yerleştirilmiştir.
Genel olarak üç tip susturucu vardır: yutuculu, yansıtıcı ve
ikisinin karışımı. Yutuculu susturucuda kaya yünü, cam
elyafı..vb ses yutucular kullanılırken yansıtıcı tip
susturuculardaki perde ve borular ses dalgalarının
çarpışarak birbirini yok etmesi ilkesine dayanır. Genellikle
yutuculu susturucular yüksek frekanstaki ( yüksek
hızlardaki) yani tiz ses dalgalarını yok etmek için
kullanılır.
Ses aslında bir basınç dalgasıdır ve kulağın
algılayabileceği basınç değişimi olarak tanımlanabilir. Ses
ile ilgilenen bilime akustik adı verilir ve bu bilim dalı,
ses üretilmesi, yayılması ve algılanması ile ilgili tüm
alanları kapsar.
Bir ses kaynağı titreştiğinde, etrafta bulunan havada basınç
değişiklikleri meydana gelir. Bu basınç değişiklikleri kulak
zarı tarafından algılanır. Bu algılamaya duyma denir.
Bir motorda ses dalgaları egzoz sübabının açılması ve
silindirde yanmadan dolayı oluşan sıcak ve yüksek basınçlı
gazın aniden egzoz sistemine akması ile oluşur. Sıcak ve
yüksek basınçlı gaz molekülleri egzoz borusu içindeki düşük
basınçlı gaz moleküleri ile çarpışır ve titreşimler kulak
tarafından algılanır.
Ses delikli borular ve perdeler içinden geçerken deliklerden
susturucu zarfına çarparak geriye yansır. Geri dönen ses
dalgaları ile arkadan ilerleyen ses dalgaları çarpışarak
birbirini yutar. Bu sistemin doğru bir şekilde çalışması
için susturucu içindeki perde ve delikli boruların yerleşimi
çok önemlidir.
3- SONDA LAMBDA SENSÖRÜ (oksijen sensörü)
oksijen sensörü ya da sonda lambda sensörü içten yanmalı
motorlarda hava-yakıt oranını takip etmek için kullanılır.
Teorik olarak 1 litre yakıtı tam olarak yakabilmek için 14.7
litre havaya ihtiyaç vardır. Eğer ortamda 14,7 litreden daha
az hava varsa karışım zengin, daha çok hava varsa karışım
fakirdir. Elektronik kontrol ünitesi lambda sensöründen
aldığı bilgiye göre yakıt hava karışımını 1:14,7 olacak
şekilde ayarlar.
Bu oran yükseklik, hava ve motor sıcaklığı, atmosferik
basınç, motora binen yük..vb bir çok değişkenden dolayı
sürekli teorikten sapar.
Oksijen sensörünün 50.000 ile 80.000 km arasında bir ömrü
vardır. Ancak sensör karbon ile tıkanma, kurşunlu benzindeki
kurşun ile kirlenme veya antifirizde ki silikondan
etkilenmesinden dolayı daha önce de bozulabilir.
3-ESNEK BORU
motorda meydana gelen titreşim ve motorun ileri geri
hareketlerinden egzoz sistemini izole etmek için kullanılır.
Bu sayede egzoz sistemindeki titreşim kaynaklı malzeme
yorulması ve kırılmasının önüne geçilmektedir. Günümüz
araçlarının bir çoğunda çeşitli tipte esnek boru
kullanılmaktadır.
3-LASTİK VE ASKI AYAĞI
Askı ayaklarının görevi egzoz sisteminin araç altına
asılmasını sağlamaktır. Sistem, titreşim sönümleyici
lastikler vasıtası ile araç altına asılır. Bu lastiğin amacı
egzoz sistemi üzerindeki titreşimlerin araç şasisi üzerinden
kabine aktarılmasını önlemektir. Titreşim bu lastikler
sayesinde sönümlenir. Bu lastiklerin sönümleyemediği
titreşimler kabin içinde sürücü ve yolcu tarafından
hissedilecektir.
Sağlığımızı Tehdit Eden Sinsi Tehlike (Gürültü)
Ses ve gürültü arasındaki ayrım kişilere göre değişebilir.
Bazı insanlar kulağına müzik olarak gelen bir takım sesler,
diğer insanlar için rahatsız edici olabilir ve gürültü
olarak algılanabilir.
Rahatsızlık duyma sınırı da insandan insana farklılık
gösterebilir. Ancak gürültünün insan sağlığını ve rahatını
bozduğu, olumsuz psikolojik etkiler yaptığı veya kaza
tehlikesini arttırdığı bir gerçektir.
Gürültü önümüzde en çok karşılaşılan çevre kirliliğinden
biridir. İnsanların büyük bir çoğunluğu herhangi bir şekilde
gürültüye maruz kalmaktadır. Ancak gürültünün yol açtığı
ruhsal ve sıhhi sorunlar ülkemizde henüz yeterince göz
önünde bulundurulmamaktadır. Aksi takdirde düğün
konvoylarının tehlikelere karşı uyarmaktan başka amacı
olmayan ve çevredekileri rahatsız eden taşıt kornolarının
eğlence maksatlı kullanmaları nasıl açıklanabilir?
Gürültü diğer çevre kirliliği faktörlerine benzemez. Havada
yayılmasına rağmen diğer bir çok hava kirletici gibi
görünmezi kokmaz. Gürültünün herhangi bir kalıntısı da
yoktur. Toprağı veya suyu kirletmez. Kötü kokan bir çöp
yığını gibi birikmez. Gürültü kirliliğini diğer çevre
kirliliği faktörleri ile karşılaştırmak doğru olmaz. Onun
etkileri küçük adımlarla ve sinsice oluşur. Ancak kalıcıdır
ve kurtulması zordur. Gürültünün insanlar üzerine olan
iletişim bozuklukları konsantrasyon ve öğrenme zorlukları,
sinsilik ve strese yol açan uyuma zorluğu gibi
ruhsal-duygusal kategoriye giren diğer etkilerinin yanı sıra
doğrudan etkileri de bilinmektedir.
Gürültü Sağlık Bozuyor
Gürültünün insan sağlığı üzerine etkileri konusunda yapılan
araştırmalar, trafik gürültüsüne maruz bir bölgede oturan
insanların, gürültülü olmayan yörelerde oturan insanlara
oranla yüzde 50 oranında daha fazla yüksek tansiyondan
şikayetçi olduklarını gösteriyor.Gürültünün insan sağlığına
etkileri sadece yüksek tansiyonla sınırlı değil. Gürültüye
maruz kalan insanlarda uyku bozuklukları nedeniyle
doktorlara başvuran insanların sayısı da fazlalaşıyor.
Tansiyon düşürücü, ağrı kesici ve koroner hastalıklarına
karşı alınan ilaçların tüketiminde de artış oluyor.
Kaynak: Matay Egzost
|